Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar
Girişimcilerin yaşadığı zorluklarYeni bir iş kurmak başlarda büyük heyecan verir. Büyük şeyleri başarma, yanlış giden şeyleri değiştirme hayalleri, bir yandan eğlenirken bir yandan da iyi bir gelir elde edebilme düşüncesi kimi heyecanlandımaz ki zaten?

Hayaller peşinde yol alırken, ne yazık ki kısa bir süre sonra gerçeklerle yüzleşiriz. En önemli elemanınız işten ayrılır, firma içinde anlaşmazlıklar yaşanır, piyasaya süreceğiniz ürün yarım kalır ve bir türlü bitmek bilmez veya piyasaya sunduğunuz ürün hakkında müşteriler konuşur fakat satın almaz.

Bu tür zorluklar neredeyse her girişimcinin başına geliyor. Kimse bir işe başladığı an multi milyoner olmadığı gibi, olanlarda hiç bir sorun yaşamadan, herşey toz pembe şekilde ulaşamıyor hedeflerine.

Kendi yaşadığım ve farklı girişimcilerden edindiğim, yaşanmış olan zorlukları kısaca toparlamanın faydalı olacağını düşündüm. Çözümleri değil, sadece zorlukları yazacağım ancak bu zorlukları daha yaşamadan bilmeniz eminim ki yeterli hazırlıkları yapmanıza veya aşmanıza yeterince yardımcı olacaktır.
Okumaya Devam »

Takip ettiğim bloglardan birinde rastladığım bu video başarılı bir girişimcilik için gereken 3 ana unsuru güzel bir animasyon ile anlatmaya çalışmış.

Animasyona göre başarılı bir girişimcilik için gerekenler: Yaratıcılık + İnanç + Eylem

Yaptığı işte yaratıcı olan, gerçekten inanan ve eyleme geçmek için beklemeyen kişiler başarıya ulaşmada fazla zorlanmıyor gerçekten. Umarım video sizin için de ilham verici olur.

 

Tedarikçi nasıl seçilir İmalatçı olmayan, hazır, işlenmiş ürün / mal satışı yapan ihracatçılar, aracılar, dış ticaret firmaları için en büyük sorunlardan bir tanesi başlangıç aşamasında düzgün bir tedarikçi ile çalışabilmek.

Satmayı planladığınız ürünü ortaya çıkardınız, karar verdiniz, pazar araştırmalarını yaptınız ama aynı ürünü üreten bir sürü tedarikçi olabilir. Böyle bir durumda kiminle nasıl çalışmalı, nelere dikkat edilmeli bilmek lazım.

Özellikle stok tutmadan çalıştığınızı, sektörde yeni olduğunuz için belli referanslarınızın olmadığını ve başta yurtdışından gelen taleplerin çoğunu satışa dönüştüremeyeceğinizi düşünürsek başlangıçta karşılaşacağınız en büyük sorun tedarikçiler tarafından ciddiye alınmamak olacaktır.

Hatta daha önce yazdığım bir yazıda da belirttiğim gibi, bir çok üretici tarafından aracı firmalar (hele eğer şirketleri ve belli bir adresleri, bir iki referansı yoksa) LAPTOPÇULAR olarak isimlendirilmektedir.

Ciddiye almama konusunda bazen tedarikçilere de hak vermek gerek. Bunun iki sebebi var:

1) Kendinizi onların yerine koyun; ne olduğu belirsiz bir firma size telefon / email ile ulaşıyor ve “yurtdışında ki müşterimizin şöyle şöyle bir talebi var, bize fiyat verebilirmisiniz acil?” diye soruyor. Aradan belli bir süre geçiyor ama hiçbir dönüş yok. Sonra firma tekrar geliyor fiyat istiyor, bir daha istiyor, bir daha istiyor ve sonuç olarak hala ciddi bir alım yok!

Yukarıda yaşanan olayın farklı brokerlar, dış ticaret firmaları tarafından sürekli tekrarlandığını düşünün. Bir süre sonra tedarikçide bunlardan hiçbir şey çıkmıyor, neden vaktimi boşuna bunlarla harcayayım diyerek karşısındaki firmayı doğal olarak ciddiye almıyor.

2) Size talebi gönderen yurtdışında bulunan ithalatçı (nam-ı diğer potansiyel müşteriniz) aynı zamanda piyasada bir çok kişiye de talebini gönderiyor. Size gelen talep aynı zamanda tedarikçinize de geliyor olabilir. Böyle bir durumda müşterilerinizin çakışacağı için, fiyat boş yere yükseleceği için tedarikçi arada başka kimseyi istemez. Sizin müşteriniz farklı bir firma olsa da, tedarikçi buna emin olamayacağından dolayı riske girmez. Hatta bir çok sefer müşteriye verdiği fiyatlardan daha yüksek fiyat çeker size. Böylece siz satış yapamazsınız, boş yere didinirsiniz ve müşteriler yine tedarikçinize (veya diğer üreticilere) kalır. Okumaya Devam »

Yurtdışında temsilcilik almak

 Bu yazının ana konusunu Kanada’da yaşayan Özge Hanım oluşturdu aslında. Öncelikle kendisine blogumu okuduğu ve girişimciliğe olan hevesi için teşekkür ederim. Kendisinin sorusunu kişisel olarak cevaplamaktansa, bir blog yazısı ile cevaplamak daha fazla kişiye faydalı olabilir diye düşündüm.

Soru kısaca şöyle:

Bir süredir Kanada’da yaşıyorum ve Türkiye’den irtibat kurduğum firmaları burada temsil etmek istiyorum. Üreticilerin ürünlerini kendi markalarıyla temsil etmek ve buradaki perakendecilere satarak komisyon almak istiyorum. Bu tarz bir işin literatürdeki adı nedir ve hangi yolları izlemek gerekir?

Öncelikle ilk yapılması gereken hangi firmanın / firmaların ürünlerini ve hangi ürünleri temsil edeceğine karar vermek ve kararın sonucunda resmi bir şirket kurmak (sorunun sahibi buraya kadar gerekenleri tamamlamış).

Firmalar ile bağlantıya geçmeden önce karara varılması gereken bir diğer önemli nokta ise ne olarak çalışmak istediğin. Bu tarz bir işin literatürdeki adı normalde “acenta”, “aracı” veya “broker – trader” olarak geçer. Firmanın satışları için müşteri bulup aradan komisyon alarak acenta olarak çalışabilirsiniz.

Bu şekilde çalışmanın Türkiye’de e-broker olarak Türk firmaların ürünlerini ihraç etmekten pek bir farkı yok. Aradaki değişen tek şey ihracat yerine ithalat yapılacak olması.

Karşılaştırmak gerekirse:

Türkiye’de Aracı Olarak Çalışmak

Türk Üretici —> Aracı —> Yabancı Müşteri (Ürün ihraç ediliyor)

Yurtdışında Aracı Olarak Çalışmak

 Türk Üretici —> Aracı —> Yabancı Müşteri (Ürün ithal ediliyor)

Okumaya Devam »

Müşteri Neye önem verir

Aylarca uğraştığın ve belki bir sürü rakiple rekabet halinde olduğun halde yaptığın satışta müşterinin senin firmanı seçme sebebi acaba ne olabilir?

Birçok kişi / firma satışı tamamladıktan sonra sadece kazandığı paraya ve arttırdığı ciroya bakıyor. Halbuki geriye dönüp müşterinin seni seçme nedenlerine bakarak, hangi konuda daha iyi olduğumuzu bilebilir ve daha fazla satış için ileriki adımlarımızı buna göre atabiliriz.

Müşterinin gözünden güçlü yönlerimizi görebilmemiz göz ardı edemeyeceğimiz kadar önemli.

İlk olarak, “Bu satışı sizin yapabilmenizde ki etken nedir?” sorusuna “En düşük fiyatı biz verdik” cevabından kaçının.

Belki doğru olabilir, ama müşterinin karar verirken göz önünde bulundurduğu en önemli etken kesinlikle bu değil. Tabii pazarlık yapmak ve fiyatı aşağıya çekmek için sizin böyle düşünmenizi istemesi normal, ama kendinizi ele alın; hiç güvenmediğiniz, ne olduğu belirsiz bir firmadan sırf piyasadan daha ucuz fiyat veriyor diye alım yapar mısınız? Kesinlikle, müşteriniz de yapmaz.

Müşterinin en çok önemsediği konu nedir? Ürünlerin kalitesi mi, ihtiyaçlarına en hızlı cevabı sizin vermeniz mi, esnek olmanız mı, alım kararı veren kişi ile kişisel yakınlığınız mı, yoksa sadece doğru zamanda doğru yerde olmanız mı?

Okumaya Devam »

ihracatçılar neden linkedin kullanmalıLinkedIn için iş dünyasının Facebook’u desem herhalde abartmış olmam. Yüz milyonun üzerinde kullanıcısı, binlerce tartışma grubu, firma profilleri ile LinkedIn, dünyada en çok kullanılan iş ağı.

Yurtdışında daha fazla kişiye ulaşmaya, ürünlerini pazarlamaya ve satışını artırmaya çalışan ihracatçı firmalar ve e-brokerlar için kesinlikle bulunulması gereken bir platform LinkedIn.

Maalesef, ülkemizde bulunan firmaların çoğu hala Sosyal Medya’nın ve hatta internetin gücünün tam olarak farkına varamamış olduğundan diğer ülkelere göre kullanım oranları bir hayli düşük (kişisel bazda değil, ihracat odaklı firmalar için).

Oysa LinkedIn’de yer alarak;

- Önemli kişilerden, normalde ulaşmanıza imkan olmayan firmalardan oluşan bir network kurabilir,
- Sektörünüzle alakalı gruplara ve tartışmalara katılarak neler olduğundan, nelerin konuşulduğundan haberdar olabilir,
- Fikir sahibi olduğunuz konular ile ilgili yazı / yorumlarda bulunarak fikir alışverişinde bulunabilir,
- Firma profili açarak ürünlerinizi sergileyebilirsiniz.

Okumaya Devam »

İhracatta fiyatlandırma teknikleri

İhracata başlamak için pazarları araştırdınız, reklam ve pazarlama faaliyetlerine başladınız, heryere saldırdınız ve müşteri adaylarından talepler gelmeye başladı.

Şimdi yapmanız gereken onlara hemen teklif göndermek, ancak yurtdışına fiyat verirken daha sonra kardan çok zarar etmemek için göz önünde bulundurulması gereken bazı hususlar var.

Özellikle yeni ihracatçılar, dış ticaret brokerları iç piyasa fiyatlarını olduğu gibi yurtdışına teklif olarak geçebiliyorlar.

İç piyasaya verdiğiniz fiyatlar ile yurtdışına satış yaparsanız büyük olasılıkla zarar edersiniz veya umduğunuzdan çok daha az bir kar elde edersiniz.

Bazıları sabit olmakla beraber, sektöre/ürüne gore ekstra masraf çıkabilir. Bunları öğrenmenin en iyi ve kolay yolu gümrük müşavirinize danışmaktır.

Okumaya Devam »